XIII. yüzyılda
büyük Türk Düşünürü Hacı Bektaş Veli'nin, Horasan 'ın Nişabur kentinden
Anadolu'ya gelmesi ve Suluca Karahöyük'e yerleşmesinden sonra yedi hanelik Hacım
köyünün çehresi değişmiştir.
Belde gün geçtikçe
gelişmiş ve büyümüştür. Hacı Bektaş Veli, burada bir ilim yuvası tesis ederek,
düşüncelerini yaymış; ölümünden sonra da köyün ismi ,adına ve anısına izafeten
Hacıbektaş olarak değiştirilmiştir.
Hacıbektaş, 1541
yılında Niğde'ye bağlı bir nahiye merkezi haline gelmiş, 1854 yılında belediye
teşkilatı kurularak kasaba olmuştur. Daha sonra Bakanlar Kurulunun 12.12.1947
tarih ve 21454 sayılı kararı ile 01.01.1948 tarihinde, Kırşehir iline bağlı ilçe
haline gelmiştir.Nevşehir'in, 24.07.1954 tarihinde il olması ile Hacıbektaş
ilçesi Nevşehir'e bağlanmıştır.
İlçenin bugün hala
ayakta kalan tarihi yapılarından Hacıbektaş Veli Külliyesi, Kadıncık Ana Evi,
Bektaş Efendi Türbesi Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde olup Kültür
Bakanlığı, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünce müze olarak kullanılmaktadır.
Karahöyük kazılarından çıkan eski çağlara ait eserler Arkeoloji ve Etnografya
Müzesinde sergilenmektedir.
Hacıbektaş
İlçesinin tarihi, İç Anadolu'nun birbirine komşu ve yakın il ve ilçelerinin
tarihiyle hemen hemen aynı olup, bu il ve ilçelerin tarihinden ve gerçeğinden
farklı değildir. Aynı kaderi, tasayı ve kıvancı birlikte
paylaşmışlardır.
İlçemizin tarihini
Türklerin Anadolu'yu yurt edinmelerinden, yani 1071 tarihinden önceki ve sonraki
dönem diye anlatmamız daha doğru olacaktır. Türklerin Anadolu'ya yerleşmeden
önceki Hacıbektaş ve çevresinin tarihini anlatmaya çalışırsak; Anadolu'nun
tarihi incelendiğinde sayısız medeniyetlere beşiklik yapmış,Dünyanın en zengin
tarihine, kültürüne sahip büyük ve eşsiz kapalı ve açık, doğal müze özelliği
taşır. Hacıbektaş İlçesinin de Anadolu Yarımadası'nın merkezinde bulunduğu,
İlçenin ve yöresinin çok çeşitli medeniyetlere sahne olduğu ve çok zengin tarihe
sahip olduğu görülmektedir.
1967 yılında
Ankara Üniversitesi Dil Tarih-Coğrafya Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr.
Kemal BALKAN başkanlığındaki bir heyet tarafından, Hacıbektaş ilçe Merkezinde
bulunan Suluca Karahöyük'ün kazılması sonucunda; çeşitli kültür kalıntıları
bulunmuş, elde edilen arkeolojik buluntuların M.Ö. yıllara dayandığı
anlaşılmıştır. Bu kültür kalıntıları tarihi sırasına göre: Eski Tunç Çağı: M.Ö.
3000-2000, Asur Ticaret Kolonileri Çağı M.Ö. 1950-1800, Hitit Çağı M.Ö.
1800-1200,Firig Medeniyeti: M.Ö. 1200-650, Geç Hitit-Helenistik-Galat Çağı: M.Ö.
620-200, Geç Roma Devri: M.Ö. 2. yüzyıl- M.S. 4. yüzyıl olarak tesbit edilmiş ve
buradan çıkarılan göz kamaştırıcı eserler, arkeolojik buluntular, bu merkezin ne
kadar zengin ve köklü medeniyetlere ev sahipliği yaptığını
göstermektedir.
Hacı Bektaş
Veli'nin Hacım Köy'e (Suluca Karahöyük) gelmeden önceki ilçenin tarihini böylece
kısaca özetledikten sonra, Türklerin Anadolu'yu yurt edindikten sonraki
Hacıbektaş İlçesinin tarihini şöyle belirtebiliriz.
Hacıbektaş İlçesi
XIII. yüzyılın ilk yarısında 7 hanelik küçük bir köydür. Hacı Bektaş Veli'nin
Anadolu'ya ulaştığı tarihlerde Anadolu Selçuklu Devletinin kötü yönetimi sonunda
Türk birlik ve beraberliği bozulma durumuna gelmiş , yönetim parçalanmaya yüz
tutmuş iken, Hacı Bektaş Veli Ahmet Yesevi Ocağı'ndan görevlendirilerek Türk
birlik ve beraberliğini yeniden inşaa etmek amacıyla 7 hanelik Hacım Köyü'ne
gelmiştir. Anadolu Selçukluların 1243 yılında Moğollar tarafından yıkılması
nedeniyle Hacıbektaş ve çevresi, Kırşehir, Nevşehir Bölgesi Moğol hakimiyetine
geçmiş, Moğollarla uzlaştırıcı konumda bulunan Nurettin Çaça bu bölgeye tayin
edilmiş, Yunus Mukremin adında Barak aşiretinden bir zata Hacıbektaş ve yöresini
otlakiye olarak verilmiş, daha sonra 7 hanelik Hacim Köy Yunus Mukremin
tarafından kurulmuştur.
Hacı Bektaş
Veli'nin yaşamı ve kerametlerini konu alan Velayetname ye göre ise, Hacı Bektaş
Veli Horasan'dan Kırşehir'deki Suluca Karahöyük'e güvercin (barışçı ve mazlum
yaratık) timsali ile gelmiş ve ilk müridlerini burada toplamıştır. Hacı Bektaş
Veli'nin Hacim Köy'e gelmesinden sonra buranın ismi Suluca Karahöyük olarak
değişir.
İlçenin bulunduğu
yer ve yöresine, Anadolu Selçuklu Beyliklerinden Dulkadiroğulları, Eretna ve
Karamanoğulları Beyliklerinin çeşitli zamanlarda birbirinden el değiştirerek
hakim oldukları, tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır. Bölge daha sonra Osmanlı
Devleti hakimiyetine dahil olmuştur.
Ünlü seyyah Evliya
Çelebi'nin, Seyahatnamesi (c.5.,s.54)'nde bahsettiğine göre; "Hacı Bektaş
Veli'nin" izniyle devlet Ertuğrul'a doğrulup, nice fetih ve fütuhat ederek, az
müddette "Söğütçük" nam kasabada devlet oğlu "Osman Han" teveccüh etmiş, sikke
ve hutbe ile "Padişah-i Müstakil" olmuştur. Cümlesinden anlaşılacağına göre,
Hacı Bektaş Veli'nin Osmanlı Devletinin müstakil Devlet ve Padişahlık olması,
Yeniçeri Ocağı'nın kuruluş piri olması ve bu ordunun ilk nüvesini dualaması,
Osmanlının kendi adına ilk para basımı komisyonu içerisinde bulunması bakımından
çok büyük ve önemli katkısı olduğu görülmektedir.
Ünlü düşünür Hacı
Bektaş Veli'nin gelmesiyle Suluca Karahöyük'ün çehresi değişir, önemi artar.
Dergahını burada kurması ve düşüncelerini buradan yayması Suluca Karahöyük'ün
önemini gittikçe artırmış, felsefesi yurt sınırlarını aşmıştır. Hacı Bektaş
Veli'nin Hak'ka yürümesiyle Suluca Karahöyük'ün ismi Hacıbektaş olarak değişir
ve tarihe geçer. Hacıbektaş daha sonra önemli bir tarih ve kültür merkezi haline
gelmiştir.
Hacıbektaş
yerleşim birimi olarak 1541 yılında Niğde'ye bağlı Nahiye (Bucak) durumundayken
1854 yılında Belediye teşkilatı kurularak bir belde, kasaba haline gelmiş,
kasaba olduğu tarihten itibaren Hacıbektaş Kırşehir İline
bağlanmıştır.
Türkiye
Cumhuriyeti'nin ilanından sonra kasaba daha da genişler ve büyür. Bu nedenle,
Bakanlar Kurulu'nun 12.12.1947 tarih ve 21454 sayılı kararıyla 01.01.1948
tarihinde Hacıbektaş Kasabası, ilçe haline getirilir ve ilçe teşkilatı kurularak
Kırşehir İline bağlı kalır.
Daha sonra
24.07.1954 tarihinde Nevşehir'in İl olması nedeniyle Hacıbektaş İlçesi
Kırşehir'den alınarak Nevşehir İline bağlanmıştır.Bu gün İlçe Kapadokya
bölgesinin önemli ve vazgeçilmez bir ilçesidir .
Hacıbektaş, dört
bir yanında bulunmaz bir güzelliğin sergilendiği, turistik merkezlerin sardığı,
doğal bir müze olan Kapadokya'nın önemli merkezlerinden biridir. 666 Km2 lik bir
alana yerleşmiş olan Hacıbektaş İlçesi 1250-1300 m. yükseklikteki platolardan
oluşmuştur. Orta Anadolu'nun hemen hemen ortasında bulunmaktadır.
Hacıbektaş, doğuda
Avanos, batıda Mucur (Kırşehir), güneyde Gülşehir, kuzeyde Kozaklı ilçeleriyle
çevrilmiştir.
Hacıbektaş İlçesi;
ülkemizin İç Anadolu Bölgesi'nin Orta Kızılırmak bölümünde, Bozok yaylasının ve
Kırşehir platosunun uzantıları üzerinde 38° 50 dakika; 39° 5 dakika kuzey
paralel (enlem) ve 34° 25 dakika; 34° 45 dakika doğu meridyeni (boylamı)
koordinatlarında, hemen hemen yurdumuzun merkezinde yer alır. Nevşehir İline
bağlı 931 km2 yüzölçüme sahip şirin ve güzel bir ilçedir.
Hacıbektaş İlçesi,
Nevşehir İlinin 7 ilçesinden biridir, İlçenin doğusunda Avanos, batısında Mucur
(Kırşehir), kuzey doğusunda Kozaklı, güney ve güneybatısında Gülşehir İlçeleri
komşu olarak yer alır. En uzun sınır komşusu, Kırşehir İline bağlı Mucur
ilçesidir. Nevşehir'e uzaklığı 45 km, Kırşehir'e 42 km, Kayseri'ye 90 km. ve
Ankara'ya 220 km'dir. Merkez nüfusu 6.000 kişi civarındadır, İlçe merkezine 3
kasaba ve 27 köy bağlı bulunmaktadır.ası) Sekili:
İlçenin yüzeyi
hafif meyilli, az engebeli genellikle düz araziden meydana gelmiştir, İlçe
Merkezi; Otman tepesi, Çilehane tepesi, Çoraklık tepesi, Kaygusuz beli ve Hanbağ
tepesinin uzantılarının güney ve batı eteği düzlüğüne kurulmuştur. Denizden
yüksekliği İlçe merkezinde 1270 m. dir. İlçenin yanı başındaki Çilehane tepesi
1350 m. yükseltisi olup, 200 ile 250 km. çapında geniş bir alanı görebilen hakim
bir tepedir, buradan bakıldığında Güneş'in ve Ay'ın doğuşu ve batışı (gurup)
utkunun geniş olması nedeniyle ayrı bir güzellik ve renklilik gösterir. İlçenin
yüzeyinin en büyük yükseltisi 1720 m. yüksekliği ile Kırlangıç dağı
bulunmaktadır. Doğusunda 100 km. uzaklıktaki Erciyes ve güneyinde Hasandağı
sönmüş volkanik dağlar olarak yeralırlar
İlçe sınırları
içerisinde büyük akarsu yoktur.Kızılırmak,İlçenin güney ve güneybatı
yönünden,Gülşehir-Avanos-Mucur sınırları içerisinden17 km yakınında
akar
İlçe merkezi
içerisinden Bengiler Deresi,Kötü Dere,Ethem Deresi,Çinge Deresi, Belçimen
suyu,Sungur Deresi ,İlçenin batısında (Acıöz Köyü-Mucur)birleşerek ileride
Kızılırmak’a dökülen küçük bir çay oluştururlar.Bu derenin bir kısmı yaz
aylarında kurur.
İlçenin
doğusunda;Aloğlu Çiftliği ve Çayırbağı Çiftliği arazisinde bulunan küçük
derelerin birleşmesiyle Kızılöz Çayının kaynağını oluştururlar.Bu çay İlçemizin
sınırını güney yönünde keserek Avanos ilçesi arazisi içerisinden geçen
Kızılırmak’a dökülür.Çayırbağ çiftliğinin doğusunda Kızılöz Çayı üzerinde
yapılan “Kumtepe Göleti” yöredeki çiftçilerin arazilerini sulama amacıyla
kullanılmaktadır.Güneybatıda İlçeye bağlı Karaburna Kasabasının 500 m. Yanı
başında yapılmış Karaburna Su Göleti de yine çiftçilerin;sebzecilik,bağcılıkla
uğraşanlar tarafından sulama amacıyla kullanılmaktadır.Ayrıca kış ve bahar
aylarında yağışın bol olduğu zamanlarda Kayaaltı Köyü yakınında
Köşektaş,Kızılağıl Köyleri ve çevresindeki derelerin suyu ile biriken Kayaaltı
Gölü(bataklığı) bulunmaktadır.Avcılık sporu yapanlar için çeşitli kuşların
(ördek ve kaz) uğrak yeri olması nedeniyle önemli bir göldür.Belirtilen
çay,gölet ve su birikintileri dışında kayıta değer akarsu ve göl
bulunmamaktadır.
İlçenin iklimi ,İç
Anadolu Bölgesinin merkezi kısmına yerleşmesi nedeni ile bu bölgenin
karakteristik özelliklerini taşır. Bu nedenle yazlan sıcak ve kurak, kışları
sert ve soğuk, kar yağışlı geçer, yağmur daha çok ilkbahar aylarında düştüğü
gibi sonbahar aylarında da görülür. Bitki örtüşü olarak, genellikle su kenarında
kavaklık, söğütlük, azda olsa bağ, bahçe ve meyveliklere rastlanır, ilçenin
kuzey bölümü düzlük olup genel olarak bozkır özelliği gösterir, hububat ekim ve
dikimine elverişlidir.
Dört mevsimin
karakteristik özelliklerini bütünüyle İlçemizde görmek mümkündür. Yaz ayları
havalar sıcak kurak (bazen serin), yağış düşmez; Kış ayları soğuk, sert ve kar
yağışlı; Bahar ve Sonbahar mevsimlerinde havalar serin ve yağış alır. Yağış bu
mevsimlerde yağmur olarak düşmektedir, iklim tipik karasal Orta Anadolu iklim
özelliklerini taşıması nedeniyle gece ve gündüz ısı farkları yüksektir, İlçenin
denizden yüksekliği 1250-1300 metreler arası olması nedeniyle serin yayla iklimi
özelliğini de taşır. Rüzgarlar kuzeyden poyraz, doğudan Gündoğdu (Taşlıca) güneş
batından Lodos, güneyden Tersyel (Kabayel) eser; Kabayel yaz aylarında estiğinde
meyveleri ve üzümleri öldürür. Kış ve bahar aylarında estiğinde Kara kor gibi
insana kar gibi değdiği yöremiz halkı arasında söylenir.ü
İlçemiz arazisinin
büyük bir kısmı tarıma açık, az engebeli düz arazi olması nedeniyle
buğdaygiller, sanayi bitkileri, baklagiller sebzecilik tarımı yapılması
nedeniyle hasat mevsimi sonunda çıplak bir görünüm hakimdir. Hasat mevsiminden
önce genellikle ilkbahar aylarında yeşil ve eşsiz bir güzellik
arzeder
İlçemiz merkezi
ağaçlandırılmış, her evin önünde yeteri kadar meyve ağacı, çam ve ardıç ağacı
bulunması nedeniyle ilçe dışından bakıldığında yeşil ve şirin bir görünüm almış,
yeşil kent görünümündedir. İlçemizin güneyinde Hanbağ ve doğusunda Çilehane
mevkiinde çam koruluğu ve Kızey doğusunda Otmanbaba tepesi mevkiinde 1998
yılında 12000 çam ağacı dikilerek geniş bir alan, ağaçlandırılmıştır. Her yıl
ağaçlandırma devam etmektedir. Bunların dışında bağcılık (üzüm), meyvecilik
(elma, armut, ceviz, kiraz ve vişne) üretimi yapılmaktadır. Hırka dağının kuzey
yamacı Meşe ormanıyla kaplı bulunmaktadır. Ayrıca dere, çay kenarı ve özlerde
meyve ağaç bahçelerinin yanında söğüt, kavak, yabanı çalı (iğde), karaağaç,
ceviz vb. çeşitli ağaçların bulunması. kapladığı alanlara ayrı bir güzellik
vermektedir. Bunların dışında yeşil olarak son yıllarda azımsanmayacak oranda
bilinçli olarak kavak ağacı tarımı yapılmaktadır. Tarım İlçemizde enstantif
olarak yapılmaktadır.
Hacıbektaş'a İlçe
merkezi yakınında ve merkeze bağlı Dedebağı, Bakıbağı, Babapınarı,
Yabanlı,Koçaş, Karapınar, Çayırbağı, Aloğlu, Sungur, Kızılöz çiftlikleri ve
Hanbağı, Şenbağı, Örenbağ gibi bağ ve bahçelerin bulunduğu mesire yerleriyle yaz
aylarının bunaltıcı sıcağından kurtulmak ve stres atmak için, dinlenilecek nadir
piknik alanlarındandır.
Halkın
temel geçim kaynağı; çiftçilik ve hediyelik turistik eşya yapımı Hacıbektaş taşı
(onyx) işçiliği ve satışıyla elde edilen gelirdir, İlçe halkı Türk ve
Müslümandır, azınlık yoktur. Dili Türkçedir, başka bir dil konuşulmaz
kilometrekareye 26-27 kişi düşer.
İlçemizin
3 mahallesi , 28 köy ve 2 beldesi vardır. Nüfusu 1800 kişi olan Karaburna
beldesi ile 2180 olan Kızılağıl Beldesi dışındaki köylerin nüfusu 100 kişi ile
1000 kişi arasında değişmektedir.
Devlet
yönetimi ile vatandaşlar arasındaki ilişkiler çok iyidir. Vatandaşlar Devlete
karşı saygılı, uyumlu, Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlı
insanlardır
Hacıbektaş ve
bağlı köylerinde 22 Ekim 2000 Genel Nüfus Sayımına göre 18.933 kişi
yaşamaktadır. Bu nüfusun 7.274 kişisi Üçe merkezinde, 11.659 kişisi ise
Karaburna, Kızılağıl, Beldesi ile 28 köyünde yaşamaktadır. Mernis projesi için
pilot bölge seçilen ilimizde kodlama çalışmaları bitirilerek bilgi işlem
ortamına aktarılmıştır.İK
DURUM
Türkiye
genelindeki toplam 938 ilçe içinde Nevşehir merkez ilçe 139. sırada yer alırken
Hacıbektaş ilçemiz 769. sırada ve Nevşehir İlçeleri arasında en sonuncuda yer
almaktadır. Bu değerlendirmede Hacıbektaş ilçemizin Gayri Safi Milli Hasıla
içindeki payı ise % 0.01
dir.
Kısacası Hacıbektaş ilçemiz Nevşehir'in olduğu gibi ülkemizinde en az gelişmiş
ilçeleri arasında yer almaktadır.
İlçenin ekonomisi tarıma dayalıdır. Nüfusun büyük bir kısmı çiftçilikle uğraşır.
Yöre, en çok tahıl üreten bölgelerden biridir. Üretilen tahıl ilçe merkezinde
bulunan Toprak Mahsulleri Ofisince satın alınmaktadır. İlçede açılan Pancar
Bölge Şefliği ve Toprak Mahsulleri Ofisi çiftçilerin ürünlerinin değerlenmesinde
büyük ölçüde yardımcı olmaktadırlar.
İlçe sınırları
içerisinde. Kızıl öz çayı üzerinde D. S. İ tarafından yaptırılan Kumtepe Sulama
Göleti ile ihalesi yapılan Karaburna Göleti çevrelerinde bulunan arazilerde
verimi daha da arttırmış ve arttıracaklardır.
Tarımda
makinalaşma sağlanmıştır, ilçe ve köylerinde 1550 traktör, 5 pancar sökme
makinası, 2 adet çayır biçme makinası, 550 tahıl mibzer, 1560 kombine mibzer, 20
yem kırma makinesi, 400 sırt pulverizatörü, 650 kuyruk milinden hareketli
pulverizatör, 550 yağmurlama tesisi ve 40 adet biçerdöver mevcuttur.
Ekimde ilk sırayı
buğday alır. Daha sonra mercimek, nohut, şeker pancarı ekilir, ilçenin 66.000
hektar olan yüz ölçümünün 49.000 hektarı ekilebilir durumdadır.
CİNSİ |
EKİM ALANI
(DEKAR) |
TAHMİNİ
ÜRETİM |
Buğday |
230.000 Dekar |
57.500 Ton |
Arpa |
70.000 Dekar |
21.000 Ton |
Çavdar |
20.000 Dekar |
5.000 Ton |
Nohut |
20.000 Dekar |
2.000 Ton |
Mercimek |
10.000 Dekar |
1.000 Ton |
Şeker
Pancarı |
20.000 Dekar |
100.000 Ton |
İlçemize 1958
yılından beri faaliyet gösteren Toprak Mahsulleri Ofisi 9 dönümlük alan üzerinde
hizmet vermektedir. Alımların tamamı 15.000 tonluk çelik silo içerisine
yapılmaktadır. Hacıbektaş Belediyesinden 32 dönüm, hazine arazisinden 80 dönüm
olmak üzere toplam 112 dönüm arazi satın alınmıştır. Hububat alımları burada
gerçekleştirilmektedir.
İlçemiz
ekonomisine tarımdan sonra en çok katkıda bulunan sektör, hayvancılıktır.
İlçemizde 7.500 küçükbaş, 5.300 büyükbaş hayvan, 44.000 adet kümes hayvanı ve
1.250 adet arı kovanı mevcuttur.istiki veriler göz önüne alındığında yılda 20.000 in üzerinde yabancı,
500.000 e yakın yerli turistin ilçemizi ziyarete gelmiştir, ilçe merkezinde
bulunan Hacıbektaş Veli Müzesi ve bu müze içindeki Hacıbektaş Veli Türbesi ilçe
turizmi ve ekonomisine büyük canlılık katmaktadır. Bunun yarımda Suluca
Karahöyük kazasından çıkarılan arkeolojik eserler, arkeoloji ve etnografya
müzesinde sergilenmektedir.
Turizm bölgesi
kapsamına yeni alınması nedeni ile ilçemize herhangi bir turistik tesis
yapılmamıştır.
1986 yılı içinde
Turizm Danışma Müdürlüğü açılmış, daha sonra Belediye tarafından yaptırılan iki
yıldızlı. Turizm Bakanlığı Tescilli 24 oda, 52 yataklı Turistik Otel hizmete
girmiştir. Bunun dışında Kültür Bakanlığına ait 24 odalı 48 yatak kapasiteli
misafirhane otel işletmeciliği olarak özel şahıslara kiralanmıştır.
Turizm mevsiminde
özellikle 16-18 Ağustos Hacıbektaş Veli 'yi Anma törenlerinin yapıldığı Ağustos
ayı içinde ilçemize gelen turist sayışı oldukça fazladır, ilçede bulunan
konaklama tesislerinin bu yoğun ziyaretçileri barındırması imkansız olduğu için,
misafirlerin çoğunluğu konuksever ilçe halkı tarafından evlerinde misafir
edilerek ağırlanmaktadırlar. Anma törenleri esnasında, bu konuk ağırlama işi
ilçenin köylerine kadar taşmaktadır, İlçemizde bulunan müzeler birçok yerli ve
yabancı turistin ilgisini çekmesine rağmen altyapının yetersiz olmasına
nedeniyle Hacıbektaş ilçesi turizm gelirlerinden yeteri kadar nasibini
alamamaktadır.
I. yüzyılın
sonlarında Hacıbektaş 'a (Suluca Karahöyük) gelen büyük Türk İslam düşünürü
Hacıbektaş Veli eski çağlardan beri bilinen ancak yeteri kadar yararlanılamayan
Hacıbektaş taşının bir ekmek kapışı olabileceği düşüncesiyle taş işçiliğim halka
aşılamıştır.
Dünyaca tanınan
Onyx taşının, bir adinin da Hacıbektaş Taşı olarak tanındığı, bugün bu isimle
kitaplara geçtiği görülmektedir.
Eski bir mazisi
olan Hacıbektaş taşçılığı geçmişte ilkel metotlarla ve aletlerle yapılmaktayken,
bugün oldukça teknik usuller uygulanarak yapılmaktadır. Evlerde küçük ve basit
el tezgahlarında çalışan taşçılar gün geçtikse teknik atölyeler kurmaya
başlamıştır.Böylece daha çok model ve çeşitlerde yapılmış hediyelik turistik
eşyalar göze çarpmaktadır.ilçenin yeraltı zenginlik kaynakları yoktur. Büyük
tüketim merkezlerine uzak olup, tahıl ve hayvancılığın dışında önemli bir gelir
kaynağı bulunmamaktadır,
Bu nedenle ata
yadigarı Hacıbektaş taşçılığının geliştirilmesi ve canlandırılması için
ilçemizde beceri kazandırma programı çerçevesinde Halk Eğitim Merkezi
Müdürlüğünce taşçılık kursu açılmış. Devlet Bakanlığınca finanse edilen kursa
yeteri miktarda makina, teçhizat ve alet-edevat temin edilerek örnek bir
Hacıbektaş Taşı atölyesi kurulmuştur. Çalışmalar kurs şeklinde devam etmekte
olup, ilçe ekonomisine katkıda bulunmaktadır.