Kayaaltı Köyü - Hacıbektaş Tarihi

Site Admini Kemal Çelik

Gelin El Ele Köyümüze

Tam Destek Verelim...

Hacıbektaş Tarihi

XIII. yüzyılda büyük Türk Düşünürü Hacı Bektaş Veli'nin, Horasan 'ın Nişabur kentinden Anadolu'ya gelmesi ve Suluca Karahöyük'e yerleşmesinden sonra yedi hanelik Hacım köyünün çehresi değişmiştir.

Belde gün geçtikçe gelişmiş ve büyümüştür. Hacı Bektaş Veli, burada bir ilim yuvası tesis ederek, düşüncelerini yaymış; ölümünden sonra da köyün ismi ,adına ve anısına izafeten Hacıbektaş olarak değiştirilmiştir.

Hacıbektaş, 1541 yılında Niğde'ye bağlı bir nahiye merkezi haline gelmiş, 1854 yılında belediye teşkilatı kurularak kasaba olmuştur. Daha sonra Bakanlar Kurulunun 12.12.1947 tarih ve 21454 sayılı kararı ile 01.01.1948 tarihinde, Kırşehir iline bağlı ilçe haline gelmiştir.Nevşehir'in, 24.07.1954 tarihinde il olması ile Hacıbektaş ilçesi Nevşehir'e bağlanmıştır.

İlçenin bugün hala ayakta kalan tarihi yapılarından Hacıbektaş Veli Külliyesi, Kadıncık Ana Evi, Bektaş Efendi Türbesi Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetinde olup Kültür Bakanlığı, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğünce müze olarak kullanılmaktadır. Karahöyük kazılarından çıkan eski çağlara ait eserler Arkeoloji ve Etnografya Müzesinde sergilenmektedir.

Hacıbektaş İlçesinin tarihi, İç Anadolu'nun birbirine komşu ve yakın il ve ilçelerinin tarihiyle hemen hemen aynı olup, bu il ve ilçelerin tarihinden ve gerçeğinden farklı değildir. Aynı kaderi, tasayı ve kıvancı birlikte paylaşmışlardır.

İlçemizin tarihini Türklerin Anadolu'yu yurt edinmelerinden, yani 1071 tarihinden önceki ve sonraki dönem diye anlatmamız daha doğru olacaktır. Türklerin Anadolu'ya yerleşmeden önceki Hacıbektaş ve çevresinin tarihini anlatmaya çalışırsak; Anadolu'nun tarihi incelendiğinde sayısız medeniyetlere beşiklik yapmış,Dünyanın en zengin tarihine, kültürüne sahip büyük ve eşsiz kapalı ve açık, doğal müze özelliği taşır. Hacıbektaş İlçesinin de Anadolu Yarımadası'nın merkezinde bulunduğu, İlçenin ve yöresinin çok çeşitli medeniyetlere sahne olduğu ve çok zengin tarihe sahip olduğu görülmektedir.

1967 yılında Ankara Üniversitesi Dil Tarih-Coğrafya Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Kemal BALKAN başkanlığındaki bir heyet tarafından, Hacıbektaş ilçe Merkezinde bulunan Suluca Karahöyük'ün kazılması sonucunda; çeşitli kültür kalıntıları bulunmuş, elde edilen arkeolojik buluntuların M.Ö. yıllara dayandığı anlaşılmıştır. Bu kültür kalıntıları tarihi sırasına göre: Eski Tunç Çağı: M.Ö. 3000-2000, Asur Ticaret Kolonileri Çağı M.Ö. 1950-1800, Hitit Çağı M.Ö. 1800-1200,Firig Medeniyeti: M.Ö. 1200-650, Geç Hitit-Helenistik-Galat Çağı: M.Ö. 620-200, Geç Roma Devri: M.Ö. 2. yüzyıl- M.S. 4. yüzyıl olarak tesbit edilmiş ve buradan çıkarılan göz kamaştırıcı eserler, arkeolojik buluntular, bu merkezin ne kadar zengin ve köklü medeniyetlere ev sahipliği yaptığını göstermektedir.

Hacı Bektaş Veli'nin Hacım Köy'e (Suluca Karahöyük) gelmeden önceki ilçenin tarihini böylece kısaca özetledikten sonra, Türklerin Anadolu'yu yurt edindikten sonraki Hacıbektaş İlçesinin tarihini şöyle belirtebiliriz.

Hacıbektaş İlçesi XIII. yüzyılın ilk yarısında 7 hanelik küçük bir köydür. Hacı Bektaş Veli'nin Anadolu'ya ulaştığı tarihlerde Anadolu Selçuklu Devletinin kötü yönetimi sonunda Türk birlik ve beraberliği bozulma durumuna gelmiş , yönetim parçalanmaya yüz tutmuş iken, Hacı Bektaş Veli Ahmet Yesevi Ocağı'ndan görevlendirilerek Türk birlik ve beraberliğini yeniden inşaa etmek amacıyla 7 hanelik Hacım Köyü'ne gelmiştir. Anadolu Selçukluların 1243 yılında Moğollar tarafından yıkılması nedeniyle Hacıbektaş ve çevresi, Kırşehir, Nevşehir Bölgesi Moğol hakimiyetine geçmiş, Moğollarla uzlaştırıcı konumda bulunan Nurettin Çaça bu bölgeye tayin edilmiş, Yunus Mukremin adında Barak aşiretinden bir zata Hacıbektaş ve yöresini otlakiye olarak verilmiş, daha sonra 7 hanelik Hacim Köy Yunus Mukremin tarafından kurulmuştur.

Hacı Bektaş Veli'nin yaşamı ve kerametlerini konu alan Velayetname ye göre ise, Hacı Bektaş Veli Horasan'dan Kırşehir'deki Suluca Karahöyük'e güvercin (barışçı ve mazlum yaratık) timsali ile gelmiş ve ilk müridlerini burada toplamıştır. Hacı Bektaş Veli'nin Hacim Köy'e gelmesinden sonra buranın ismi Suluca Karahöyük olarak değişir.

İlçenin bulunduğu yer ve yöresine, Anadolu Selçuklu Beyliklerinden Dulkadiroğulları, Eretna ve Karamanoğulları Beyliklerinin çeşitli zamanlarda birbirinden el değiştirerek hakim oldukları, tarihi kaynaklardan anlaşılmaktadır. Bölge daha sonra Osmanlı Devleti hakimiyetine dahil olmuştur.

Ünlü seyyah Evliya Çelebi'nin, Seyahatnamesi (c.5.,s.54)'nde bahsettiğine göre; "Hacı Bektaş Veli'nin" izniyle devlet Ertuğrul'a doğrulup, nice fetih ve fütuhat ederek, az müddette "Söğütçük" nam kasabada devlet oğlu "Osman Han" teveccüh etmiş, sikke ve hutbe ile "Padişah-i Müstakil" olmuştur. Cümlesinden anlaşılacağına göre, Hacı Bektaş Veli'nin Osmanlı Devletinin müstakil Devlet ve Padişahlık olması, Yeniçeri Ocağı'nın kuruluş piri olması ve bu ordunun ilk nüvesini dualaması, Osmanlının kendi adına ilk para basımı komisyonu içerisinde bulunması bakımından çok büyük ve önemli katkısı olduğu görülmektedir.

Ünlü düşünür Hacı Bektaş Veli'nin gelmesiyle Suluca Karahöyük'ün çehresi değişir, önemi artar. Dergahını burada kurması ve düşüncelerini buradan yayması Suluca Karahöyük'ün önemini gittikçe artırmış, felsefesi yurt sınırlarını aşmıştır. Hacı Bektaş Veli'nin Hak'ka yürümesiyle Suluca Karahöyük'ün ismi Hacıbektaş olarak değişir ve tarihe geçer. Hacıbektaş daha sonra önemli bir tarih ve kültür merkezi haline gelmiştir.

Hacıbektaş yerleşim birimi olarak 1541 yılında Niğde'ye bağlı Nahiye (Bucak) durumundayken 1854 yılında Belediye teşkilatı kurularak bir belde, kasaba haline gelmiş, kasaba olduğu tarihten itibaren Hacıbektaş Kırşehir İline bağlanmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanından sonra kasaba daha da genişler ve büyür. Bu nedenle, Bakanlar Kurulu'nun 12.12.1947 tarih ve 21454 sayılı kararıyla 01.01.1948 tarihinde Hacıbektaş Kasabası, ilçe haline getirilir ve ilçe teşkilatı kurularak Kırşehir İline bağlı kalır.

Daha sonra 24.07.1954 tarihinde Nevşehir'in İl olması nedeniyle Hacıbektaş İlçesi Kırşehir'den alınarak Nevşehir İline bağlanmıştır.Bu gün İlçe Kapadokya bölgesinin önemli ve vazgeçilmez bir ilçesidir .

Hacıbektaş, dört bir yanında bulunmaz bir güzelliğin sergilendiği, turistik merkezlerin sardığı, doğal bir müze olan Kapadokya'nın önemli merkezlerinden biridir. 666 Km2 lik bir alana yerleşmiş olan Hacıbektaş İlçesi 1250-1300 m. yükseklikteki platolardan oluşmuştur. Orta Anadolu'nun hemen hemen ortasında bulunmaktadır.

Hacıbektaş, doğuda Avanos, batıda Mucur (Kırşehir), güneyde Gülşehir, kuzeyde Kozaklı ilçeleriyle çevrilmiştir.

Hacıbektaş İlçesi; ülkemizin İç Anadolu Bölgesi'nin Orta Kızılırmak bölümünde, Bozok yaylasının ve Kırşehir platosunun uzantıları üzerinde 38° 50 dakika; 39° 5 dakika kuzey paralel (enlem) ve 34° 25 dakika; 34° 45 dakika doğu meridyeni (boylamı) koordinatlarında, hemen hemen yurdumuzun merkezinde yer alır. Nevşehir İline bağlı 931 km2 yüzölçüme sahip şirin ve güzel bir ilçedir.

Hacıbektaş İlçesi, Nevşehir İlinin 7 ilçesinden biridir, İlçenin doğusunda Avanos, batısında Mucur (Kırşehir), kuzey doğusunda Kozaklı, güney ve güneybatısında Gülşehir İlçeleri komşu olarak yer alır. En uzun sınır komşusu, Kırşehir İline bağlı Mucur ilçesidir. Nevşehir'e uzaklığı 45 km, Kırşehir'e 42 km, Kayseri'ye 90 km. ve Ankara'ya 220 km'dir. Merkez nüfusu 6.000 kişi civarındadır, İlçe merkezine 3 kasaba ve 27 köy bağlı bulunmaktadır.ası) Sekili:

İlçenin yüzeyi hafif meyilli, az engebeli genellikle düz araziden meydana gelmiştir, İlçe Merkezi; Otman tepesi, Çilehane tepesi, Çoraklık tepesi, Kaygusuz beli ve Hanbağ tepesinin uzantılarının güney ve batı eteği düzlüğüne kurulmuştur. Denizden yüksekliği İlçe merkezinde 1270 m. dir. İlçenin yanı başındaki Çilehane tepesi 1350 m. yükseltisi olup, 200 ile 250 km. çapında geniş bir alanı görebilen hakim bir tepedir, buradan bakıldığında Güneş'in ve Ay'ın doğuşu ve batışı (gurup) utkunun geniş olması nedeniyle ayrı bir güzellik ve renklilik gösterir. İlçenin yüzeyinin en büyük yükseltisi 1720 m. yüksekliği ile Kırlangıç dağı bulunmaktadır. Doğusunda 100 km. uzaklıktaki Erciyes ve güneyinde Hasandağı sönmüş volkanik dağlar olarak yeralırlar

İlçe sınırları içerisinde büyük akarsu yoktur.Kızılırmak,İlçenin güney ve güneybatı yönünden,Gülşehir-Avanos-Mucur sınırları içerisinden17 km yakınında akar

İlçe merkezi içerisinden Bengiler Deresi,Kötü Dere,Ethem Deresi,Çinge Deresi, Belçimen suyu,Sungur Deresi ,İlçenin batısında (Acıöz Köyü-Mucur)birleşerek ileride Kızılırmak’a dökülen küçük bir çay oluştururlar.Bu derenin bir kısmı yaz aylarında kurur.

İlçenin doğusunda;Aloğlu Çiftliği ve Çayırbağı Çiftliği arazisinde bulunan küçük derelerin birleşmesiyle Kızılöz Çayının kaynağını oluştururlar.Bu çay İlçemizin sınırını güney yönünde keserek Avanos ilçesi arazisi içerisinden geçen Kızılırmak’a dökülür.Çayırbağ çiftliğinin doğusunda Kızılöz Çayı üzerinde yapılan “Kumtepe Göleti” yöredeki çiftçilerin arazilerini sulama amacıyla kullanılmaktadır.Güneybatıda İlçeye bağlı Karaburna Kasabasının 500 m. Yanı başında yapılmış Karaburna Su Göleti de yine çiftçilerin;sebzecilik,bağcılıkla uğraşanlar tarafından sulama amacıyla kullanılmaktadır.Ayrıca kış ve bahar aylarında yağışın bol olduğu zamanlarda Kayaaltı Köyü yakınında Köşektaş,Kızılağıl Köyleri ve çevresindeki derelerin suyu ile biriken Kayaaltı Gölü(bataklığı) bulunmaktadır.Avcılık sporu yapanlar için çeşitli kuşların (ördek ve kaz) uğrak yeri olması nedeniyle önemli bir göldür.Belirtilen çay,gölet ve su birikintileri dışında kayıta değer akarsu ve göl bulunmamaktadır.

İlçenin iklimi ,İç Anadolu Bölgesinin merkezi kısmına yerleşmesi nedeni ile bu bölgenin karakteristik özelliklerini taşır. Bu nedenle yazlan sıcak ve kurak, kışları sert ve soğuk, kar yağışlı geçer, yağmur daha çok ilkbahar aylarında düştüğü gibi sonbahar aylarında da görülür. Bitki örtüşü olarak, genellikle su kenarında kavaklık, söğütlük, azda olsa bağ, bahçe ve meyveliklere rastlanır, ilçenin kuzey bölümü düzlük olup genel olarak bozkır özelliği gösterir, hububat ekim ve dikimine elverişlidir. 

Dört mevsimin karakteristik özelliklerini bütünüyle İlçemizde görmek mümkündür. Yaz ayları havalar sıcak kurak (bazen serin), yağış düşmez; Kış ayları soğuk, sert ve kar yağışlı; Bahar ve Sonbahar mevsimlerinde havalar serin ve yağış alır. Yağış bu mevsimlerde yağmur olarak düşmektedir, iklim tipik karasal Orta Anadolu iklim özelliklerini taşıması nedeniyle gece ve gündüz ısı farkları yüksektir, İlçenin denizden yüksekliği 1250-1300 metreler arası olması nedeniyle serin yayla iklimi özelliğini de taşır. Rüzgarlar kuzeyden poyraz, doğudan Gündoğdu (Taşlıca) güneş batından Lodos, güneyden Tersyel (Kabayel) eser; Kabayel yaz aylarında estiğinde meyveleri ve üzümleri öldürür. Kış ve bahar aylarında estiğinde Kara kor gibi insana kar gibi değdiği yöremiz halkı arasında söylenir.ü

İlçemiz arazisinin büyük bir kısmı tarıma açık, az engebeli düz arazi olması nedeniyle buğdaygiller, sanayi bitkileri, baklagiller sebzecilik tarımı yapılması nedeniyle hasat mevsimi sonunda çıplak bir görünüm hakimdir. Hasat mevsiminden önce genellikle ilkbahar aylarında yeşil ve eşsiz bir güzellik arzeder

İlçemiz merkezi ağaçlandırılmış, her evin önünde yeteri kadar meyve ağacı, çam ve ardıç ağacı bulunması nedeniyle ilçe dışından bakıldığında yeşil ve şirin bir görünüm almış, yeşil kent görünümündedir. İlçemizin güneyinde Hanbağ ve doğusunda Çilehane mevkiinde çam koruluğu ve Kızey doğusunda Otmanbaba tepesi mevkiinde 1998 yılında 12000 çam ağacı dikilerek geniş bir alan, ağaçlandırılmıştır. Her yıl ağaçlandırma devam etmektedir. Bunların dışında bağcılık (üzüm), meyvecilik (elma, armut, ceviz, kiraz ve vişne) üretimi yapılmaktadır. Hırka dağının kuzey yamacı Meşe ormanıyla kaplı bulunmaktadır. Ayrıca dere, çay kenarı ve özlerde meyve ağaç bahçelerinin yanında söğüt, kavak, yabanı çalı (iğde), karaağaç, ceviz vb. çeşitli ağaçların bulunması. kapladığı alanlara ayrı bir güzellik vermektedir. Bunların dışında yeşil olarak son yıllarda azımsanmayacak oranda bilinçli olarak kavak ağacı tarımı yapılmaktadır. Tarım İlçemizde enstantif olarak yapılmaktadır.

Hacıbektaş'a İlçe merkezi yakınında ve merkeze bağlı Dedebağı, Bakıbağı, Babapınarı, Yabanlı,Koçaş, Karapınar, Çayırbağı, Aloğlu, Sungur, Kızılöz çiftlikleri ve Hanbağı, Şenbağı, Örenbağ gibi bağ ve bahçelerin bulunduğu mesire yerleriyle yaz aylarının bunaltıcı sıcağından kurtulmak ve stres atmak için, dinlenilecek nadir piknik alanlarındandır.

Halkın temel geçim kaynağı; çiftçilik ve hediyelik turistik eşya yapımı Hacıbektaş taşı (onyx) işçiliği ve satışıyla elde edilen gelirdir, İlçe halkı Türk ve Müslümandır, azınlık yoktur. Dili Türkçedir, başka bir dil konuşulmaz kilometrekareye 26-27 kişi düşer.

İlçemizin 3 mahallesi , 28 köy ve 2 beldesi vardır. Nüfusu 1800 kişi olan Karaburna beldesi ile 2180 olan Kızılağıl Beldesi dışındaki köylerin nüfusu 100 kişi ile 1000 kişi arasında değişmektedir.

Devlet yönetimi ile vatandaşlar arasındaki ilişkiler çok iyidir. Vatandaşlar Devlete karşı saygılı, uyumlu, Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlı insanlardır

Hacıbektaş ve bağlı köylerinde 22 Ekim 2000 Genel Nüfus Sayımına göre 18.933 kişi yaşamaktadır. Bu nüfusun 7.274 kişisi Üçe merkezinde, 11.659 kişisi ise Karaburna, Kızılağıl, Beldesi ile 28 köyünde yaşamaktadır. Mernis projesi için pilot bölge seçilen ilimizde kodlama çalışmaları bitirilerek bilgi işlem ortamına aktarılmıştır.İK DURUM

Türkiye genelindeki toplam 938 ilçe içinde Nevşehir merkez ilçe 139. sırada yer alırken Hacıbektaş ilçemiz 769. sırada ve Nevşehir İlçeleri arasında en sonuncuda yer almaktadır. Bu değerlendirmede Hacıbektaş ilçemizin Gayri Safi Milli Hasıla içindeki payı ise % 0.01 dir.
             Kısacası Hacıbektaş ilçemiz Nevşehir'in olduğu gibi ülkemizinde en az gelişmiş ilçeleri arasında yer almaktadır.


             İlçenin ekonomisi tarıma dayalıdır. Nüfusun büyük bir kısmı çiftçilikle uğraşır. Yöre, en çok tahıl üreten bölgelerden biridir. Üretilen tahıl ilçe merkezinde bulunan Toprak Mahsulleri Ofisince satın alınmaktadır. İlçede açılan Pancar Bölge Şefliği ve Toprak Mahsulleri Ofisi çiftçilerin ürünlerinin değerlenmesinde büyük ölçüde yardımcı olmaktadırlar.

İlçe sınırları içerisinde. Kızıl öz çayı üzerinde D. S. İ tarafından yaptırılan Kumtepe Sulama Göleti ile ihalesi yapılan Karaburna Göleti çevrelerinde bulunan arazilerde verimi daha da arttırmış ve arttıracaklardır.

Tarımda makinalaşma sağlanmıştır, ilçe ve köylerinde 1550 traktör, 5 pancar sökme makinası, 2 adet çayır biçme makinası, 550 tahıl mibzer, 1560 kombine mibzer, 20 yem kırma makinesi, 400 sırt pulverizatörü, 650 kuyruk milinden hareketli pulverizatör, 550 yağmurlama tesisi ve 40 adet biçerdöver mevcuttur.

Ekimde ilk sırayı buğday alır. Daha sonra mercimek, nohut, şeker pancarı ekilir, ilçenin 66.000 hektar olan yüz ölçümünün 49.000 hektarı ekilebilir durumdadır.

CİNSİ

EKİM ALANI (DEKAR)

TAHMİNİ ÜRETİM

Buğday

230.000 Dekar

57.500 Ton

Arpa

70.000 Dekar

21.000 Ton

Çavdar

20.000 Dekar

5.000 Ton

Nohut

20.000 Dekar

2.000 Ton

Mercimek

10.000 Dekar

1.000 Ton

Şeker Pancarı

20.000 Dekar

100.000 Ton

 İlçemize 1958 yılından beri faaliyet gösteren Toprak Mahsulleri Ofisi 9 dönümlük alan üzerinde hizmet vermektedir. Alımların tamamı 15.000 tonluk çelik silo içerisine yapılmaktadır. Hacıbektaş Belediyesinden 32 dönüm, hazine arazisinden 80 dönüm olmak üzere toplam 112 dönüm arazi satın alınmıştır. Hububat alımları burada gerçekleştirilmektedir.

İlçemiz ekonomisine tarımdan sonra en çok katkıda bulunan sektör, hayvancılıktır. İlçemizde 7.500 küçükbaş, 5.300 büyükbaş hayvan, 44.000 adet kümes hayvanı ve 1.250 adet arı kovanı mevcuttur.istiki veriler göz önüne alındığında yılda 20.000 in üzerinde yabancı, 500.000 e yakın yerli turistin ilçemizi ziyarete gelmiştir, ilçe merkezinde bulunan Hacıbektaş Veli Müzesi ve bu müze içindeki Hacıbektaş Veli Türbesi ilçe turizmi ve ekonomisine büyük canlılık katmaktadır. Bunun yarımda Suluca Karahöyük kazasından çıkarılan arkeolojik eserler, arkeoloji ve etnografya müzesinde sergilenmektedir.

Turizm bölgesi kapsamına yeni alınması nedeni ile ilçemize herhangi bir turistik tesis yapılmamıştır.

 1986 yılı içinde Turizm Danışma Müdürlüğü açılmış, daha sonra Belediye tarafından yaptırılan iki yıldızlı. Turizm Bakanlığı Tescilli 24 oda, 52 yataklı Turistik Otel hizmete girmiştir. Bunun dışında Kültür Bakanlığına ait 24 odalı 48 yatak kapasiteli misafirhane otel işletmeciliği olarak özel şahıslara kiralanmıştır.

Turizm mevsiminde özellikle 16-18 Ağustos Hacıbektaş Veli 'yi Anma törenlerinin yapıldığı Ağustos ayı içinde ilçemize gelen turist sayışı oldukça fazladır, ilçede bulunan konaklama tesislerinin bu yoğun ziyaretçileri barındırması imkansız olduğu için, misafirlerin çoğunluğu konuksever ilçe halkı tarafından evlerinde misafir edilerek ağırlanmaktadırlar. Anma törenleri esnasında, bu konuk ağırlama işi ilçenin köylerine kadar taşmaktadır, İlçemizde bulunan müzeler birçok yerli ve yabancı turistin ilgisini çekmesine rağmen altyapının yetersiz olmasına nedeniyle Hacıbektaş ilçesi turizm gelirlerinden yeteri kadar nasibini alamamaktadır.

I. yüzyılın sonlarında Hacıbektaş 'a (Suluca Karahöyük) gelen büyük Türk İslam düşünürü Hacıbektaş Veli eski çağlardan beri bilinen ancak yeteri kadar yararlanılamayan Hacıbektaş taşının bir ekmek kapışı olabileceği düşüncesiyle taş işçiliğim halka aşılamıştır.

Dünyaca tanınan Onyx taşının, bir adinin da Hacıbektaş Taşı olarak tanındığı, bugün bu isimle kitaplara geçtiği görülmektedir.

Eski bir mazisi olan Hacıbektaş taşçılığı geçmişte ilkel metotlarla ve aletlerle yapılmaktayken, bugün oldukça teknik usuller uygulanarak yapılmaktadır. Evlerde küçük ve basit el tezgahlarında çalışan taşçılar gün geçtikse teknik atölyeler kurmaya başlamıştır.Böylece daha çok model ve çeşitlerde yapılmış hediyelik turistik eşyalar göze çarpmaktadır.ilçenin yeraltı zenginlik kaynakları yoktur. Büyük tüketim merkezlerine uzak olup, tahıl ve hayvancılığın dışında önemli bir gelir kaynağı bulunmamaktadır,

Bu nedenle ata yadigarı Hacıbektaş taşçılığının geliştirilmesi ve canlandırılması için ilçemizde beceri kazandırma programı çerçevesinde Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünce taşçılık kursu açılmış. Devlet Bakanlığınca finanse edilen kursa yeteri miktarda makina, teçhizat ve alet-edevat temin edilerek örnek bir Hacıbektaş Taşı atölyesi kurulmuştur. Çalışmalar kurs şeklinde devam etmekte olup, ilçe ekonomisine katkıda bulunmaktadır.

 
Copyright © Kayaaltı Köyü Tüm Hakları Saklıdır. Desing By Kemal Çelik.